Her gün bir doğum günüdür
Aslı Onat / Milliyet Sanat / 22.09.2006
Bugün 72. yaşına basan dünyaca ünlü kemancımız Ayla Erduran, 'Uzun bir ömür içinde pek çok olay yaşadım. İyi ki hepsini yaşadım’ diyor. Erduran, eski dostu şef Daniel Barenboim’in de çok önemli bir iş yaptığını belirtiyor

Geçen hafta gündemde yoğun bir biçimde yer alan Doğu-Batı Divânı Orkestrası’nın ünlü şefi Daniel Barenboim, 5 Ağustos 2006 tarihli Milliyet’te yayımlanan söyleşisinde, eski dostları Ayla Erduran ve İdil Biret’i yıllardır görmediğini söylemiş, İstanbul ziyaretinde onlarla mutlaka görüşmek istediğini belirtmişti.
Ayla Erduran, konserin verildiği 16 Ağustos’ta kulise ulaştı ve Barenboim ile görüştü.

Bugün 72. yaşına basan Erduran’ın kapısını çaldık. Doğum gününü kutlayıp bu buluşmanın öyküsünü dinledik ve Türkiye’deki müzik eğitimi üzerine konuştuk.

'Hiç pişmanlık duymadım’

Ayla Erduran 72. yaşına girmesi konusunda hayatı boyunca geride pişmanlık bırakmaksızın ilerlediğini söylüyor:

“Her gün bir doğum günüdür. Uzun bir ömür içinde pek çok olay yaşadım. İyi ki hepsini yaşamışım. Mutluluk insanın içindedir. Hiç pişmanlığım olmadı. O zaman gerçekleşmeyen isteklerime bugün bakınca 'İyi ki’ diyorum. Ya da tam tersi; bana çok kötü görünen durumlar aslında çok iyi oldu benim için.”

Erduran’ın '60’lı ve 70’li yıllara ait canlı kayıtları, 2004’te TrioLila Müzik tarafından dörtlü set halinde yayımlanmıştı. Sanatçı, eski kayıtları albüme dönüştürme sürecini devam ettirme dileğinde olduğunu söylüyor. Özellikle de '50’li yıllarda Cemal Reşit Rey ve Ulvi Cemal Erkin ile yaptıklarını. Bunun olabilmesi için de bu kayıtların özenli bir temizlenme işleminden geçmesi gerekiyor.

Atilla Aldemir, Özcan Ulucan, Ayşen Ulucan gibi genç kemancıların geleceğini parlak gören Ayla Erduran, müzik eğitiminde ciddi bir yönlendirilme eksikliği olduğu görüşünde:

'Öğrenci yerine hoca lazım!’

“Genç nesilden şaşılacak sayıda iyi kemancı yetişiyor. Hatta fazla kemancı var; iş bulamıyorlar. Orkestralar dolmuş, kadro yok... Bence yapmasınlar bu işi... Buna rağmen herkes virtüöz olmak istiyor. Ama çok güç bir meslek bu; hayattan fedakârlık etmeyi gerektiriyor. Ancak çok küçük yaşta sıra dışı bir yetenek sergilemiş çocuklar virtüöz olabilir. Ama şu pek anlaşılmıyor: Oda müziği çalacak, hocalık yapacak insanlara da ihtiyaç var. Sahne insanı olmak çok farklıdır. Virtüöz olacağız diye tutturan kemancılar sahneye çıkınca bacakları titriyor sonra... Öğrencilerin doğru yolda ilerlemesi için iyi hoca yetiştirmek lazım. Böylece öğrenciler yetenekleri doğrultusunda yönlendirilebilir.”

Ayla Erduran 22 Aralık’ta Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Şubat 2007’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda konser verecek. Erduran’a tekrar “Nice yıllara” diyoruz.

Yıllar sonra buluştular Ayla Erduran, Barenboim ile buluşmalarını şöyle anlattı:

“Barenboim beni görünce çok sevindi; '50 senedir görüşmüyorduk’ dedi. Ben de 'Yapma, 40 yıl oldu; o kadar yaşlanmadık daha dur’ dedim. Kendisi benden 8 - 9 yaş küçüktür. Yıllar önce bugünkü adı Berlin Radyo Senfoni Orkestrası olan RIAS Senfoni Orkestrası ile iki solist olarak sahneye çıkmıştık. Orkestrada çalan genç müzisyenlerin başarısında Barenboim ile çalışmalarının büyük payı var tabii. Hepsine hayran kaldım; çok candan çaldılar konserde. Barenboim büyük bir adam, şahane bir piyanist... Keşke dünya onun yaptığını anlayabilse... İkimiz de çok mutlu olduk görüşebildiğimiz için.”

 Arşiv

  Ayla Erduran & Birsen Ulucan
19.06.2010 / İstanbul- Türkiye
  Ayla Erduran Topkapı Sarayı'nda
18.08.2009 / İstanbul
  Ayla Erduran & Ayşegül Sarıca
24.05.2009 / İstanbul- Türkiye
 Hepsi    

Güncellemelerden haberdar olmak için e-bülten listemize kayıt olabilirsiniz!
İsim:   
E-Posta:   
  Anasayfa    Özgeçmiş    Albüm    Basın    Konser    Foto Galeri    Ziyaretçi Defteri    İletişim  
  Basın Odası    Sık Kullanılanlara Ekle    Site Bilgisi